Ticari faaliyetlerin doğal bir sonucu olarak, fatura veya sözleşmeden doğan alacakların zamanında tahsil edilememesi sıkça karşılaşılan bir durumdur. Alacağın tahsili için izlenebilecek hukuki yollar, alacağın niteliğine ve elde bulunan belgelere göre değişiklik gösterir.
İhtarname ile Temerrüde Düşürme
Alacaklının ilk adımı genellikle noter aracılığıyla ihtarname göndermektir. İhtarname, borçluyu temerrüde düşürerek ödeme için son bir süre tanır ve sonraki hukuki süreçlerde iyi niyetin ve talebin ispatı açısından önem taşır. Sözleşmede belirlenmiş bir ödeme günü varsa, bu tarih itibarıyla borçlu zaten temerrüde düşmüş sayılabilir; ancak uygulamada ihtarname gönderilmesi, süreç açısından tercih edilen bir yöntemdir.
İcra Takibi Başlatma
İhtarnameye rağmen ödeme yapılmaması halinde, alacaklı icra müdürlüğü aracılığıyla takip başlatabilir. Takip türü, elde bulunan belgeye göre değişir:
- İlamsız icra takibi: Fatura, sözleşme gibi adi belgelere dayanılarak başlatılır. Borçlunun itiraz etme hakkı bulunur.
- Kambiyo senetlerine mahsus icra takibi: Çek, senet veya poliçe gibi kıymetli evraka dayanılarak başlatılır; itiraz süresi ve usulü farklıdır.
- İlamlı icra takibi: Mahkeme kararına (ilam) dayanılarak başlatılır; borçlunun itiraz imkânı sınırlıdır.
Borçlunun İtirazı ve İtirazın İptali Davası
İlamsız icra takibinde borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde borca itiraz edebilir. İtiraz, takibi durdurur. Bu durumda alacaklı, itirazın iptali davası açarak borcun varlığını mahkeme önünde ispatlamak durumundadır. İtirazın iptali davası, genellikle asliye ticaret mahkemesinde görülür ve dava sonunda borçlunun itirazının haksız bulunması halinde icra takibi kaldığı yerden devam eder.
Hangi Mahkeme Görevlidir?
Taraflardan en az birinin tacir olduğu ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunduğu davalar, Türk Ticaret Kanunu uyarınca ticari dava sayılır ve asliye ticaret mahkemesinde görülür. Ticari dava niteliği taşımayan alacak uyuşmazlıkları ise asliye hukuk mahkemesinin görev alanına girer.
Sürecin Doğru Yönetilmesinin Önemi
Alacağın tahsili sürecinde, doğru takip türünün seçilmesi, sürelerin (itiraz, dava açma vb.) kaçırılmaması ve delillerin (fatura, sözleşme, yazışmalar) eksiksiz sunulması, sürecin sonucunu doğrudan etkiler. Özellikle kambiyo senetlerine dayalı takiplerde sürelerin kısa olması, zamanında hareket edilmesini gerektirir.
Sonuç
Ticari alacağın tahsili, alacağın dayanağına ve borçlunun tutumuna göre farklı hukuki yollar gerektirebilir. Alacak takibinize ilişkin ön değerlendirme için bizimle iletişime geçebilirsiniz.




